Türkiye, son yılların en organize ve akılalmaz dolandırıcılık hikayelerinden birine sahne oldu. Evlilik hayali kuran bir ailenin günlerce süren görkemli düğün merasimi, takı töreninin hemen ardından gelinin sırra kadem basmasıyla tam bir kabusa dönüştü. Muğla'da günlerce davullu zurnalı eğlencelerle kutlanan ve bölge halkının geniş katılım gösterdiği düğün, "sahte gelin" şebekesinin profesyonelce kurguladığı bir vurgun operasyonu çıktı. Ailenin yüz binlerce liralık birikiminin buharlaştığı olay, evlilik planları yapan binlerce kişi için de korkutucu bir uyarı niteliği taşıyor.
Kırk Gün Kırk Gece Hayali, Karakolda Son Buldu
Edinilen bilgilere göre, damat adayı ve ailesi, yaklaşık 3 ay önce aracılar vasıtasıyla tanıştıkları sözde gelin adayı ve ailesiyle evlilik hazırlıklarına başladı. Başlangıçta her şey geleneklere ve yöresel adetlere uygun bir biçimde ilerledi. Kız isteme, söz, nişan ve çeyiz serimi gibi tüm aşamalar eksiksiz yerine getirildi. Damat tarafı, "gelin hanımın" ailesinin talebi üzerine piyasa değeri yaklaşık 1.5 Milyon TL'yi bulan altın takı setleri, bilezikler ve yüklü miktarda nakit "başlık" ödemesi gerçekleştirdi.
Bölgenin geleneklerine uygun olarak 3 gün 3 gece sürmesi planlanan düğün töreni başladı. Yüzlerce davetlinin katıldığı, devasa sofraların kurulduğu ve yerel sanatçıların sahne aldığı eğlencelerin son gecesinde, takı merasimi için hazırlıklar tamamlandı. Ne var ki, düğünün en coşkulu anları, planlı bir ihanetin gölgesinde kalmak üzereydi.
Takı Merasimi Sonrası Kusursuz Kaçış Planı
Görkemli düğünün son gününde gerçekleştirilen takı töreninde, damat ve gelin misafirlerin tebriklerini kabul etti. Tüm takıların gelinin üzerinde toplandığı törenin hemen ardından, gelin adayı "kıyafet değiştirmek ve biraz dinlenmek" bahanesiyle kendisine ayrılan özel odaya geçti. Odanın kapısında uzun süre bekleyen damat tarafı, içeriden ses gelmemesi üzerine şüphelenerek odaya girdiğinde hayatlarının en büyük şokunu yaşadı.
Gelin adayı, üzerindeki 1.5 Milyon TL değerindeki altınlar ve düğünde toplanan yüklü miktardaki nakit parayla birlikte, arka pencereden kaçarak kendisini bekleyen ve plakası önceden sökülmüş siyah bir minibüsle kayıplara karışmıştı. Durumun anlaşılmasının ardından düğün evinde büyük bir panik ve sinir krizi yaşanırken, ihbar üzerine olay yerine çok sayıda Asayiş Şube Müdürlüğü ekibi sevk edildi.
Emniyet Güçleri Düğmeye Bastı: "Organize Bir Şebeke" İhtimali
Olay yerine intikal eden polis ekipleri, düğün salonunda ve gelinin kaçtığı tahmin edilen güzergahlarda geniş çaplı inceleme başlattı. Yapılan ilk istihbarat çalışmaları ve kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda, kız tarafı olarak düğüne katılan ve kendilerini ailenin büyükleri olarak tanıtan yaklaşık 15 kişilik grubun da takı merasiminin kargaşasından faydalanarak düğün alanını peyderpey terk ettiği tespit edildi.
Soruşturmanın detayları hakkında basına bilgi veren üst düzey bir Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilisi yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Karşı karşıya olduğumuz tablo, anlık bir hırsızlık vakasından ziyade, aylardır ilmek ilmek işlenmiş, oldukça organize bir 'sahte gelin' şebekesinin operasyonudur. Şüphelilerin kullandığı kimliklerin sahte olduğu, kızın ailesi olarak tanıtılan şahısların aslında birbirleriyle kan bağı bulunmayan sabıkalı dolandırıcılar olduğu üzerinde duruyoruz. Bölgedeki tüm PTS (Plaka Tanıma Sistemi) ve MOBESE kayıtları saniye saniye taranmaktadır. Bu şebekeyi en kısa sürede adalete teslim etmek için birimlerimiz teyakkuz halindedir."
Mağdur Aileden Kamuoyuna Uyarı: "Biz Yandık, Başkası Yanmasın"
Hayatlarının en mutlu gününde tüm birikimlerini ve hayallerini çaldıran damat tarafı ise karakol çıkışında gözyaşlarına hakim olamadı. Yaşadıkları büyük travmayı basın mensuplarıyla paylaşan damadın babası, "Oğlumuzun mürüvvetini görmek, yuvamızı şenlendirmek istedik. Ne istedilerse borç harç bulup yaptık. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyordu, onlara evlatlarımız gibi güvendik. Meğer aylar boyunca koynumuzda yılan beslemişiz. Bizim canımız yandı, ocağımıza incir ağacı dikildi. Lütfen evlilik hazırlığı yapan aileler aracıları iyi araştırsın, tanımadıkları insanlara bu kadar çabuk güvenmesinler" diyerek yetkililerden yardım istedi.
Bu tür "sahte gelin" vakalarının, özellikle geleneksel yapıların güçlü olduğu ve yüksek miktarda altın talebinin normal karşılandığı bölgelerde son yıllarda artış gösterdiği biliniyor. Uzmanlar, ailelerin evlilik süreçlerinde resmi kimlik doğrulamalarına ve aracıların güvenilirliğine ekstra dikkat etmesi gerektiği konusunda sık sık uyarılarda bulunuyor.
Emniyet güçlerinin geniş çaplı insan avına dönüştürdüğü soruşturmaya dair tüm güncel gelişmeler ve şebekenin yakalanıp yakalanmadığına dair son dakika bilgileri, profesyonel haber ekibimiz tarafından titizlikle takip edilmekte olup, nededine.com üzerinden kamuoyuna aktarılmaya devam edilecektir.