Türkiye, aylarca konuşulan ve spor dünyasının ünlü isimlerini mağdur eden "Seçil Erzan ve yüksek getirili gizli fon" skandalının şokunu henüz atlatamamışken, benzer bir dolandırıcılık vakasıyla bir kez daha sarsıldı. Kamuoyunda "İkinci fon krizi" olarak adlandırılmaya başlanan yeni skandalın merkezinde bu kez Fatma Betül ismi yer alıyor. Yüksek kâr payı vaadiyle iş ve cemiyet hayatından birçok kişiyi ağına düşürdüğü iddia edilen yeni vakada, milyonlarca liralık bir vurgunun yapıldığı öne sürülüyor.
"Kapalı Devre VIP Fon" Yalanı Yeniden Sahnede
İddialara göre olay, bankacılık ve finans çevrelerinde güvenilir bir profil çizen şüphelinin, çevresindeki varlıklı kişilere "sadece özel müşterilere açık, banka garantili ve aylık yüzde astronomik getiriler sağlayan VIP bir fon" olduğunu söylemesiyle başladı. Seçil Erzan davasındaki "Fatih Terim Fonu" taktiğinin neredeyse birebir kopyalandığı bu yeni sistemde, ilk aylarda sisteme giren mağdurlara düzenli kâr payı ödemeleri yapılarak güven sağlandı. Ancak sistemin, yeni katılımcıların parasıyla eskilerin finanse edildiği klasik bir Ponzi şeması (Saadet Zinciri) olduğu, ödemelerin tıkanmasıyla gün yüzüne çıktı.
Çantalarla Teslim Edilen Milyonlar
Soruşturma dosyasına ve basına sızan ilk detaylara göre, mağdurlar tıpkı önceki fon krizinde olduğu gibi resmi banka hesapları üzerinden işlem yapmak yerine, paralarını elden, çantalar dolusu nakit olarak şüpheliye teslim etti. Yüksek faiz veya vergisiz kazanç hırsıyla hareket eden mağdurların, paralarının karşılığında herhangi bir resmi dekont veya banka belgesi almadan sadece A4 kağıtlarına yazılmış "taahhütnamelerle" milyonlarca lirasını tehlikeye atması, olayın en dikkat çeken boyutu oldu.
Hukuki Süreç ve Mağdurların Sessizliği
Krizin patlak vermesi ve sistemin çökmesinin ardından birçok mağdurun soluğu savcılıkta aldığı, ancak bir kısmının "kara para" veya "vergi kaçırma" suçlamalarıyla karşılaşmamak için şikayetçi olmaktan çekindiği iddia ediliyor. Güvenlik güçleri ve savcılık tarafından derinleştirilen soruşturmada, paraların nereye aktarıldığı, sistemde başka suç ortaklarının olup olmadığı ve toplam vurgunun boyutu araştırılıyor. Şüpheli Fatma Betül'ün hesaplarına bloke konulduğu ve adli sürecin hızla devam ettiği bildirildi.
Nededine Yorumu: Türk insanının "kısa yoldan, çalışmadan zengin olma" sevdası üzerine sosyolojik bir tez yazsak, herhalde giriş bölümüne Seçil Erzan'ı, gelişme bölümüne de Fatma Betül'ü koyardık. Memlekette o kadar haber yapıldı, belgeseller çekildi, koca koca futbolcuların adliye koridorlarında verdikleri ifadeler manşetlerden inmedi... Ama gel gör ki, birileri çıkıp "Sana özel gizli fon var, aylık yüzde 30 dolar bazında kâr veriyor" deyince bizim uyanıkların gözündeki o dolar işaretleri yine parlıyor. İşin en trajikomik tarafı, bankamatikten 100 lira çekerken makbuz isteyen adamların, milyonlarca lirayı siyah spor çantalarla elden teslim edip karşılığında kareli defter yaprağına atılmış bir imza ile evlerine huzur içinde dönebilmeleri! Eğer bu ülkede "gizli fon" diye bir şey varsa, o fonun tek bir işlevi vardır: Sizin cebinizdeki parayı, dolandırıcının hesabına açıkça transfer etmek. Anlaşılan o ki, biz bu "özel fon" filmini farklı başrollerle izlemeye devam edeceğiz!
