Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 15 Ekim 2026'da Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen CICA Zirvesi'nde İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog kürsüye çıkınca salonu terk etti. AA'nın haberine göre, Türkiye'nin öncülük ettiği bu diplomatik protestoya, salonda bulunan 10'dan fazla ülkenin resmi temsilcisi de eşlik ederek dışarı çıktı.
Bakü'de Tarihi Diplomatik Protesto Anı
Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) 7. Zirvesi, bölgesel güvenlik ve ekonomik işbirliği gündemiyle Azerbaycan'ın ev sahipliğinde toplandı. Zirvenin öğle saatlerindeki oturumunda, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog hitabını gerçekleştirmek üzere kürsüye davet edildiğinde eşine az rastlanır bir diplomatik boykot yaşandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve beraberindeki Türk diplomatik heyeti, Herzog'un konuşmasına başladığı ilk saniyelerde yerlerinden kalkarak ana salonu boşalttı. Bu hamle, İsrail'in Orta Doğu'daki mevcut askeri politikalarına ve sivil kayıplara karşı uluslararası platformlarda gösterilen en net tepkilerden biri olarak kayıtlara geçti. Zirveye katılan diğer delegasyonların şaşkın bakışları arasında gerçekleşen bu eylem, salonun bir anda boşalmasına ve oturumda soğuk rüzgarlar esmesine neden oldu.
Boykota Katılan Ülkeler ve Ortak Bölgesel Tavır
Türkiye'nin başlattığı bu protesto eylemi, kısa sürede bölgesel bir tepki dalgasına dönüştü. Salondaki diplomatik kaynaklardan ve AA'nın haberinden edinilen bilgilere göre; Türkiye'nin hemen ardından İran, Pakistan, Kuveyt ve Filistin heyetleri de dahil olmak üzere toplamda 10'dan fazla ülkenin temsilcisi yerlerini terk etti. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, hitabını büyük ölçüde boş koltuklara karşı yapmak zorunda kaldı. Bu toplu terk ediş, Asya kıtasının ve İslam dünyasının İsrail'in Filistin topraklarındaki işgal ve çatışma politikalarına karşı giderek sertleşen ortak tutumunun somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Uluslararası ilişkiler uzmanları, bu tür organize diplomatik boykotların, bir devletin uluslararası arenadaki meşruiyetini sorgulatan ve diplomatik yalnızlığını derinleştiren oldukça ağır mesajlar taşıdığı konusunda hemfikir.
Hakan Fidan'ın Zirve Hitabı ve Filistin Vurgusu
Protesto öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen kürsüye çıkan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, zirvede yaptığı konuşmada hem bölgesel vizyonu hem de Filistin meselesini detaylıca ele aldı. Fidan, Orta Doğu'da kalıcı barışın ve istikrarın sağlanabilmesi için tek geçerli formülün 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulması olduğunu bir kez daha tüm Asya ülkelerinin huzurunda güçlü bir dille ifade etti. Türkiye'nin sadece askeri çatışmalara değil, aynı zamanda küresel adaletsizliklere karşı da sesini yükselttiğini belirten Fidan, artan krizlerin uluslararası platformlarda belirsizliği büyüttüğünü ve ortak sorunlara kolektif çözümler bulunmasının her zamankinden daha acil bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin Asya Vizyonu ve 4 Temel Öncelik
Boykot eyleminin ötesinde, Türkiye'nin CICA zirvesindeki varlığı stratejik bir öneme sahipti. Bakan Hakan Fidan, Asya'nın yükselişinin küresel sisteme damga vurduğu bu dönemde, Türkiye'nin belirlediği 4 ana önceliği delegasyonlarla paylaştı. Bunlardan birincisi, küresel ticareti kolaylaştıracak olan Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor projesiydi. İkincisi, Irak ve Türkiye üzerinden Körfez'i Avrupa'ya bağlayacak olan stratejik Kalkınma Yolu Projesi olarak açıklandı. Üçüncü maddede Türk Devletleri Teşkilatı, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve ASEAN gibi bölgesel mekanizmalar arasında sinerjinin artırılması gerektiği belirtilirken; dördüncü ve son maddede yapay zeka ve dijital bağlantısallık konularında kapsayıcı bir işbirliği çağrısı yapıldı. Ayrıca Türkiye'nin Kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi için de katılımcı ülkelere üst düzey davet iletildi.
Uluslararası Diplomaside Salonu Terk Etme Geleneği
Diplomasi tarihinde "salonu terk etmek" (walkout), silahsız ancak etki gücü en yüksek diplomatik ceza yöntemlerinden biri olarak kabul edilir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda geçmişte de İsrailli veya Rus yetkililerin konuşmaları sırasında benzer toplu salon terk edişleri yaşanmıştı. Hakan Fidan'ın Bakü'de gerçekleştirdiği bu eylem, Türkiye'nin 2009 yılında Davos'ta sergilediği tepkilerin çok taraflı diplomatik bir devamı niteliğindedir. O dönemde sözlü ve doğrudan bir tepki verilirken, bugün çok taraflı bir uluslararası örgüt çatısı altında sessiz ancak diğer ülkeleri de peşinden sürükleyen bir "yumuşak güç" gösterisi sergilenmiştir.
Nededine Yorumu:
Diplomasi genellikle kapalı kapılar ardında, kravatlı bürokratların süslü kelimelerle birbirini oyaladığı karmaşık bir satranç oyunudur. Ancak bazen, Bakü'deki CICA Zirvesi'nde olduğu gibi, edilen hiçbir söz, boş bırakılan bir koltuk kadar sağır edici olamaz. Hakan Fidan'ın Herzog kürsüye çıkarken salonu terk etmesi, sadece Türkiye'nin Filistin davasındaki duruşunu teyit etmekle kalmıyor; aynı zamanda uluslararası sistemin mevcut krizler karşısındaki tıkanmışlığını da yüzümüze vuruyor. 10'dan fazla ülkenin bu boykota katılması, İsrail'in diplomatik arenadaki "yalnızlaşma" sürecinin hızlanarak devam ettiğini gösteriyor. Fakat burada sorulması gereken pragmatik soru şudur: Salonları terk etmek, protesto edilen eylemleri durdurmaya yetiyor mu? Boş koltuklar, çatışma bölgelerindeki sivil kayıpları engellemiyor. Bu protestolar, küresel kamuoyunda bir farkındalık yaratsa da, uluslararası hukukun yaptırım gücü devreye girmedikçe "diplomatik yalnızlık" sadece bir prestij kaybı olarak kalacaktır. Türkiye'nin ve Asya ülkelerinin bu ortak tepkisi tarihsel olarak değerli, ancak bu sembolik hamlenin sahada somut bir ekonomik ve politik yaptırıma dönüşüp dönüşmeyeceğini zaman gösterecek.
Hakan Fidan'ın protesto anı görüntüleri
Bu video, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve beraberindeki 10'dan fazla ülke temsilcisinin, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un konuşması sırasında salonu terk ettiği o tarihi diplomatik protesto anlarını detaylı bir şekilde gözler önüne sermektedir.
